Deniz Ekosistemleri ve "Mavi Ekonomi" Stratejisi
Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye, denizel kaynaklarını sürdürülebilir yönetememektedir.
Sorunun Tanımı
Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye, denizel kaynaklarını sürdürülebilir yönetememektedir. Evsel ve sanayi atıklarının arıtılmadan denizlere deşarjı, mülaj (deniz salyası) felaketine ve kıyı ekosistemlerinin çöküşüne yol açmaktadır.
Aşırı ve kaçak avlanma denizlerdeki balık stoklarını tükenme noktasına getirmiş, kıyı tahribatları ve deniz taşımacılığı kirliliği deniz biyoçeşitliliğini ağır şekilde yaralamıştır.
Buradaki tablo dönemsel bir dalgalanma değildir. Aynı tıkanma hem hakkı kullanan insanın önünü keser hem de kurumun kendi işini görmesini zorlaştırır. Eksik bırakılan her parça, diğer parçanın yükünü büyütür. Mesele tek bir genelgeyle kapanmaz. 2040'ta değişmesi istenen düzen, bugün adı konmayan bir tıkanmanın üzerine kurulamaz. Deniz Ekosistemleri ve "Mavi Ekonomi" Stratejisi başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Ağırlık, başlıklardan birini seçip diğerini ertelemekle azalmaz. İşleyiş, teşvik ve denetim birbirini beslemediğinde açık büyür. Bu açık zamanla kanıksanır ve geçici bir aksaklık gibi anlatılır. Oysa tıkanma yapısalıdır. Yapısal olan, ancak işleyiş değişince geriler. 2040 hedefi de bu gerilemenin adıdır. Deniz Ekosistemleri ve "Mavi Ekonomi" Stratejisi başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Çözüm Önerisi ve 2040 Vizyonu
2040 vizyonu; denizlerin ekolojik sağlığını korurken sürdürülebilir ekonomik değer üreten "Mavi Ekonomi" modelidir. Denizlerimiz, karbon emiliminde ormanlardan daha efektif alanlar olarak korunmalıdır.
Sürdürülebilir balıkçılık, açık deniz rüzgar santralleri, ekolojik deniz turizmi ve denize sıfır deşarj politikası ile denizlerimiz yeniden hayat bulmalıdır.
2040 burada uzak bir afiş değildir. İşleyişin, teşvikin ve denetimin değişmiş halinin adıdır. O hal, bugünkü alışkanlık aynı kaldıkça kendiliğinden gelmez. Çözüm, kimin neyi neden değiştireceğini tarif eder. Tarif, ilk adımda sınanmazsa yeniden bir niyet olarak kalır. Deniz Ekosistemleri ve "Mavi Ekonomi" Stratejisi başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Yönelim, sorunu daha güzel anlatmak için değil, başka türlü işlemek için kurulur. Kaynak, kural ve yetki eski yerinde durursa sonuç da eski yerinde kalır. Hedef, bu üçlünün yerini değiştirmektir. Değişim bir sloganla değil, kurumun kendi takviminde görünür. Deniz Ekosistemleri ve "Mavi Ekonomi" Stratejisi başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Uygulanabilir İlk Adım
Denizlere bir damla bile arıtılmamış evsel veya sanayi atığı suyun dökülmesi tamamen engellenmeli, ileri biyolojik arıtma tesisleri zorunlu tutulmalıdır. Deniz Koruma Alanları (DKA) oranı kıyılarımızın en az %20'sine çıkarılmalı, bu alanlarda her türlü avcılık ve madencilik yasaklanmalıdır.
Kaçak ve endüstriyel trollerle avlanmaya ağır cezalar getirilmeli, kıyı balıkçıları desteklenmelidir. Marmara Denizi "Özel Çevre Koruma Bölgesi" statüsü kararlılıkla uygulanmalıdır.
Uygulanabilirlik, her şeyi bir günde bitirmek değildir. Sıradaki işlerden başlamak, hedefi soyutluktan çıkarmak demektir. Her işin bir sahibi ve izlenebilir bir karşılığı olmalıdır. Karşılığı olmayan madde listeyi uzatır ama hayatı değiştirmez. İlk adım, sonraki yılların hesabını da mümkün kılar. Deniz Ekosistemleri ve "Mavi Ekonomi" Stratejisi başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Başlangıç, vizyonu küçültmez. Onu bugünün takvimine indirir. Sorumluluk belirsiz kalırsa iyi tasarlanmış bir öneri de dağılır. İlk işler bu yüzden açık, sınırlı ve denetlenebilir tutulur. Denetlenebilir olan büyür. Denetlenemeyen ise yeniden bir temenniye döner. Deniz Ekosistemleri ve "Mavi Ekonomi" Stratejisi başlığında da aynı eşik geçerlidir.