Din, Vicdan ve İnanç Özgürlüğünün Güvence Altına Alınması
Türkiye'de din, vicdan ve inanç özgürlüğü alanı uzun yıllardır siyasi gerilimlerin ve toplumsal kutuplaşmaların merkezinde yer almaktadır.
Sorunun Tanımı
Türkiye'de din, vicdan ve inanç özgürlüğü alanı uzun yıllardır siyasi gerilimlerin ve toplumsal kutuplaşmaların merkezinde yer almaktadır. Farklı inanç gruplarının, mezheplerin ve inançsız bireylerin kamusal alandaki hak talepleri, ibadethane statüleri ve zorunlu din dersleri gibi konular çözümsüz bırakılmıştır.
Devletin tüm inançlara ve inançsızlıklara eşit mesafede duramaması, kamuda ayrımcılık algısını güçlendirmekte ve toplumsal barışı zedelemektedir.
Burada suç tek bir kesime yüklenmez. Tıkanma, kuralların darlığında, kaynakların dağılımında ve gündelik pratikte aynı anda durur. Bir kapı açılıp diğeri kapanırsa insanlar yine aynı duvara çarpar. Sonraki yönelim, bu tanım olmadan havada kalır. Din, Vicdan ve İnanç Özgürlüğünün Güvence Altına Alınması başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Bu aksaklıklar birbirinden kopuk şikâyetler değildir. Biri dururken diğeri de yerinde kalır. Kural, kaynak ve gündelik uygulama aynı yöne bakmadıkça iyi niyet sonucu değiştirmez. İnsanlar da kurumlar da aynı dar koridorda sıkışır. 2040 hedefi, bu hiza kurulmadan bir başlık olarak kalır. Din, Vicdan ve İnanç Özgürlüğünün Güvence Altına Alınması başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Çözüm Önerisi ve 2040 Vizyonu
2040 vizyonu; gerçek anlamda özgürlükçü laiklik ilkesinin hakim olduğu, devletin tüm din, mezhep ve felsefi inançlara eşit mesafede durduğu bir kapsayıcı toplumsal iklimdir. Hiç kimse inancından, ibadetinden veya inançsızlığından dolayı ayrımcılığa uğramamalı, kısıtlanmamalı veya imtiyaz sahibi olmamalıdır.
Din ve vicdan özgürlüğü, bireysel bir tercih ve insan hakkı olarak anayasal güvence altına alınmalıdır.
Çözüm, mevcut araçları biraz daha zorlamak değildir. Aynı araçlar aynı sonucu üretmeye devam eder. Yeni yön, sorumluluğu dağıtır, teşviki görünür kılar ve işleyişi hedefe bağlar. Bu bağ kurulmadan vaat kâğıtta kalır. İlk işler de bu bağın deneme yeridir. Din, Vicdan ve İnanç Özgürlüğünün Güvence Altına Alınması başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Önerilen yön, bugünkü işleyişe küçük bir yama değildir. Yetki, teşvik ve sorumluluk aynı hedefe bağlanmalıdır. Aksi halde 2040, mevcut düzenin yanında bir dilek olarak durur. Vizyon, kurumların günlük işine girmediği sürece rapor dili olarak kalır. Çözüm, bir sonraki ilk işlerle birlikte anlam kazanır. Din, Vicdan ve İnanç Özgürlüğünün Güvence Altına Alınması başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Uygulanabilir İlk Adım
Diyanet İşleri Başkanlığı özerk, tüm inanç gruplarını temsil eden ve genel bütçeden adil pay alan tarafsız bir yapıya kavuşturulmalıdır. Cemevlerine yasal ibadethane statüsü tanınmalı ve tüm ibadethanelerin kamusal hizmetlerden eşit yararlanması sağlanmalıdır.
Okullarda din kültürü ve ahlak bilgisi dersi zorunlu dogma aktarımı olmaktan çıkarılıp, dinler tarihi ve etik odaklı seçmeli bir yapıya dönüştürülmelidir. Kamusal işe alımlarda ve bürokraside inanç bazlı fişleme ve ayrımcılık tamamen suç sayılmalıdır.
İlk adımın ölçüsü, manşetin büyüklüğü değil, işin başlayıp başlamamasıdır. Adı geçen düzenleme, destek ya da kurumsal iş, birinin görev listesine yazılmalıdır. Yazılmayan görev yapılmaz. Yapılmayan görev de hedefi ileri bir tarihe erteler. Din, Vicdan ve İnanç Özgürlüğünün Güvence Altına Alınması başlığında da aynı eşik geçerlidir.
İlk adım, büyük hedefi ertelemeyen işleri ayırır. Duyuru yetmez. İşin sahibi, sırası ve gündelik idareye yazılması gerekir. Küçük görünen bir başlangıç, hedefi denenebilir kılar. İlk iş yapılmadan sorun tanımı da 2040 cümlesi de yerinde sayar. Din, Vicdan ve İnanç Özgürlüğünün Güvence Altına Alınması başlığında da aynı eşik geçerlidir.