İçeriğe geç
Nasıl Bir Türkiye?

İnsan Hakları, Bireysel Özgürlükler ve İfade Özgürlüğünün Güvencesi

Yeni.tc Yayın Masası 2 dk okuma

Türkiye'de bireysel hak ve özgürlükler, ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ciddi kısıtlamalar altındadır.

Sorunun Tanımı

Türkiye'de bireysel hak ve özgürlükler, ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ciddi kısıtlamalar altındadır. Gazetecilerin, akademisyenlerin, öğrencilerin ve aktivistlerin düşüncelerini açıklamalarından dolayı soruşturmaya uğramaları, tutuklanmaları toplumsal bir korku iklimi yaratmıştır.

İnternet sitelerine ve sosyal medyaya yönelik erişim engellemeleri, şeffaf olmayan sansör mekanizmaları vatandaşların bilgiye ulaşma ve kendilerini ifade etme özgürlüklerini ihlal etmektedir.

Burada suç tek bir kesime yüklenmez. Tıkanma, kuralların darlığında, kaynakların dağılımında ve gündelik pratikte aynı anda durur. Bir kapı açılıp diğeri kapanırsa insanlar yine aynı duvara çarpar. Sonraki yönelim, bu tanım olmadan havada kalır. İnsan Hakları, Bireysel Özgürlükler ve İfade Özgürlüğünün Güvencesi başlığında da aynı eşik geçerlidir.

Bu aksaklıklar birbirinden kopuk şikâyetler değildir. Biri dururken diğeri de yerinde kalır. Kural, kaynak ve gündelik uygulama aynı yöne bakmadıkça iyi niyet sonucu değiştirmez. İnsanlar da kurumlar da aynı dar koridorda sıkışır. 2040 hedefi, bu hiza kurulmadan bir başlık olarak kalır. İnsan Hakları, Bireysel Özgürlükler ve İfade Özgürlüğünün Güvencesi başlığında da aynı eşik geçerlidir.

Çözüm Önerisi ve 2040 Vizyonu

2040 vizyonu; her yurttaşın yaşam tarzından, düşüncesinden veya eleştirisinden dolayı korku duymadığı "Özgür Birey, Güçlü Toplum" modelidir. İfade özgürlüğü, şiddete teşvik ve nefret söylemi içermediği sürece mutlak koruma altında olmalıdır.

Toplantı, gösteri ve protesto hakkı bir anayasal hak olarak teminat altına alınmalı, devlet özgürlükleri kısıtlayan değil, özgürlüklerin kullanılması için güvenliği sağlayan bir aktör olmalıdır.

Çözüm, mevcut araçları biraz daha zorlamak değildir. Aynı araçlar aynı sonucu üretmeye devam eder. Yeni yön, sorumluluğu dağıtır, teşviki görünür kılar ve işleyişi hedefe bağlar. Bu bağ kurulmadan vaat kâğıtta kalır. İlk işler de bu bağın deneme yeridir. İnsan Hakları, Bireysel Özgürlükler ve İfade Özgürlüğünün Güvencesi başlığında da aynı eşik geçerlidir.

Önerilen yön, bugünkü işleyişe küçük bir yama değildir. Yetki, teşvik ve sorumluluk aynı hedefe bağlanmalıdır. Aksi halde 2040, mevcut düzenin yanında bir dilek olarak durur. Vizyon, kurumların günlük işine girmediği sürece rapor dili olarak kalır. Çözüm, bir sonraki ilk işlerle birlikte anlam kazanır. İnsan Hakları, Bireysel Özgürlükler ve İfade Özgürlüğünün Güvencesi başlığında da aynı eşik geçerlidir.

Uygulanabilir İlk Adım

Türk Ceza Kanunu'ndaki "Cumhurbaşkanına Hakaret" (TCK 299) ve muğlak "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik" maddeleri ilga edilmeli veya uluslararası insan hakları standartlarına göre revize edilmelidir. İnternet ortamındaki erişim engelleme usullerini düzenleyen 5651 sayılı Kanun tamamen kaldırılmalı, sansür son bulmalıdır.

Barışçıl gösteri ve yürüyüşler için izin alma şartı kaldırılmalı, kolluk kuvvetlerinin orantısız güç kullanımı sert yaptırımlara bağlanmalıdır.

İlk adımın ölçüsü, manşetin büyüklüğü değil, işin başlayıp başlamamasıdır. Adı geçen düzenleme, destek ya da kurumsal iş, birinin görev listesine yazılmalıdır. Yazılmayan görev yapılmaz. Yapılmayan görev de hedefi ileri bir tarihe erteler. İnsan Hakları, Bireysel Özgürlükler ve İfade Özgürlüğünün Güvencesi başlığında da aynı eşik geçerlidir.

İlk adım, büyük hedefi ertelemeyen işleri ayırır. Duyuru yetmez. İşin sahibi, sırası ve gündelik idareye yazılması gerekir. Küçük görünen bir başlangıç, hedefi denenebilir kılar. İlk iş yapılmadan sorun tanımı da 2040 cümlesi de yerinde sayar. İnsan Hakları, Bireysel Özgürlükler ve İfade Özgürlüğünün Güvencesi başlığında da aynı eşik geçerlidir.

Okumaya devam et