Kadın İşgücü Katılımı ve Kadın Girişimciliği Destekleri
Türkiye'de kadınların işgücüne katılım oranı OECD ortalamalarının oldukça altındadır.
Sorunun Tanımı
Türkiye'de kadınların işgücüne katılım oranı OECD ortalamalarının oldukça altındadır. Ev içi bakım sorumluluklarının kadınların üzerine yüklenmesi, yetersiz ve pahalı kreş imkanları, kayıt dışı çalışma ve cinsiyete dayalı ücret eşitsizliği kadınların ekonomik hayata tam katılımını engellemektedir.
Kadın girişimciler ise finansmana erişimde, teminat göstermede ve iş ağlarına dahil olmada erkek girişimcilere kıyasla daha büyük engellerle karşılaşmaktadır.
Buradaki tablo dönemsel bir dalgalanma değildir. Aynı tıkanma hem hakkı kullanan insanın önünü keser hem de kurumun kendi işini görmesini zorlaştırır. Eksik bırakılan her parça, diğer parçanın yükünü büyütür. Mesele tek bir genelgeyle kapanmaz. 2040'ta değişmesi istenen düzen, bugün adı konmayan bir tıkanmanın üzerine kurulamaz. Kadın İşgücü Katılımı ve Kadın Girişimciliği Destekleri başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Ağırlık, başlıklardan birini seçip diğerini ertelemekle azalmaz. İşleyiş, teşvik ve denetim birbirini beslemediğinde açık büyür. Bu açık zamanla kanıksanır ve geçici bir aksaklık gibi anlatılır. Oysa tıkanma yapısalıdır. Yapısal olan, ancak işleyiş değişince geriler. 2040 hedefi de bu gerilemenin adıdır. Kadın İşgücü Katılımı ve Kadın Girişimciliği Destekleri başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Çözüm Önerisi ve 2040 Vizyonu
2040 vizyonu, kadınların işgücüne katılım oranını %60'ın üzerine çıkarmak ve ekonomik kararlarda eşit temsilini sağlamaktır. Bakım ekonomisi bir devlet politikası olarak ele alınmalı, kadınların üzerindeki bakım yükü kamusal hizmetlerle hafifletilmelidir.
Kadın girişimciliği kapsayıcı finansal enstrümanlarla desteklenerek, sanayiden teknolojiye, tarımdan hizmet sektörüne kadar her alanda kadın liderliğindeki işletmelerin sayısı ve ölçeği artırılmalıdır.
2040 burada uzak bir afiş değildir. İşleyişin, teşvikin ve denetimin değişmiş halinin adıdır. O hal, bugünkü alışkanlık aynı kaldıkça kendiliğinden gelmez. Çözüm, kimin neyi neden değiştireceğini tarif eder. Tarif, ilk adımda sınanmazsa yeniden bir niyet olarak kalır. Kadın İşgücü Katılımı ve Kadın Girişimciliği Destekleri başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Yönelim, sorunu daha güzel anlatmak için değil, başka türlü işlemek için kurulur. Kaynak, kural ve yetki eski yerinde durursa sonuç da eski yerinde kalır. Hedef, bu üçlünün yerini değiştirmektir. Değişim bir sloganla değil, kurumun kendi takviminde görünür. Kadın İşgücü Katılımı ve Kadın Girişimciliği Destekleri başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Uygulanabilir İlk Adım
Tüm organize sanayi bölgelerinde, kamu kurumlarında ve 50'den fazla çalışanı olan özel iş yerlerinde ücretsiz kreş ve çocuk bakım merkezi açma zorunluluğu getirilmelidir. Kadın girişimcilere yönelik teminatsız, düşük faizli "Kadın Girişimci Mikro-Kredi Fonu" kurulmalıdır.
Kadın istihdamını artıran şirketlere kademeli kurumlar vergisi indirimi uygulanmalıdır. Eşit işe eşit ücret ilkesinin uygulanmasını denetleyen bağımsız bir "İş Yerinde Eşitlik Kurumu" ihdas edilmeli ve şeffaf ücret politikaları zorunlu kılınmalıdır.
Uygulanabilirlik, her şeyi bir günde bitirmek değildir. Sıradaki işlerden başlamak, hedefi soyutluktan çıkarmak demektir. Her işin bir sahibi ve izlenebilir bir karşılığı olmalıdır. Karşılığı olmayan madde listeyi uzatır ama hayatı değiştirmez. İlk adım, sonraki yılların hesabını da mümkün kılar. Kadın İşgücü Katılımı ve Kadın Girişimciliği Destekleri başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Başlangıç, vizyonu küçültmez. Onu bugünün takvimine indirir. Sorumluluk belirsiz kalırsa iyi tasarlanmış bir öneri de dağılır. İlk işler bu yüzden açık, sınırlı ve denetlenebilir tutulur. Denetlenebilir olan büyür. Denetlenemeyen ise yeniden bir temenniye döner. Kadın İşgücü Katılımı ve Kadın Girişimciliği Destekleri başlığında da aynı eşik geçerlidir.