Kent Yaşamında Erişilebilirlik ve Engelsiz Şehir Mimarisi
Türkiye kentleri; engelli bireyler, yaşlılar ve çocuklu aileler için ciddi engellerle doludur.
Sorunun Tanımı
Türkiye kentleri; engelli bireyler, yaşlılar ve çocuklu aileler için ciddi engellerle doludur. Kaldırımların standart dışılığı, toplu taşıma araçlarının erişilemezliği, sesli ve görsel uyarı sistemlerinin eksikliği engelli bireyleri evlerine hapsetmektedir.
Yasalarca getirilen erişilebilirlik zorunlulukları sürekli ertelenmekte, denetimsizlik ve cezasızlık nedeniyle kent içi mimari dönüştürülememektedir. Bu durum engelli bireylerin eğitim, çalışma ve sosyal hayata katılım hakkını gasp etmektedir.
Buradaki tablo dönemsel bir dalgalanma değildir. Aynı tıkanma hem hakkı kullanan insanın önünü keser hem de kurumun kendi işini görmesini zorlaştırır. Eksik bırakılan her parça, diğer parçanın yükünü büyütür. Mesele tek bir genelgeyle kapanmaz. 2040'ta değişmesi istenen düzen, bugün adı konmayan bir tıkanmanın üzerine kurulamaz. Kent Yaşamında Erişilebilirlik ve Engelsiz Şehir Mimarisi başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Ağırlık, başlıklardan birini seçip diğerini ertelemekle azalmaz. İşleyiş, teşvik ve denetim birbirini beslemediğinde açık büyür. Bu açık zamanla kanıksanır ve geçici bir aksaklık gibi anlatılır. Oysa tıkanma yapısalıdır. Yapısal olan, ancak işleyiş değişince geriler. 2040 hedefi de bu gerilemenin adıdır. Kent Yaşamında Erişilebilirlik ve Engelsiz Şehir Mimarisi başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Çözüm Önerisi ve 2040 Vizyonu
2040 vizyonu; istisna olmaksızın her yurttaşın bağımsızca hareket edebildiği "Evrensel Tasarımlı Engelsiz Kentler"dir. Erişilebilirlik bir lütuf değil, temel bir insan hakkı olarak görülmelidir.
Akıllı kent teknolojileri ile entegre edilmiş, fiziksel engellerden arındırılmış, kapsayıcı kamusal mekânlar inşa edilmelidir. Tüm kentsel dönüşüm ve altyapı projelerinde engelsiz tasarım standartları koşulsuz ana kriter olmalıdır.
2040 burada uzak bir afiş değildir. İşleyişin, teşvikin ve denetimin değişmiş halinin adıdır. O hal, bugünkü alışkanlık aynı kaldıkça kendiliğinden gelmez. Çözüm, kimin neyi neden değiştireceğini tarif eder. Tarif, ilk adımda sınanmazsa yeniden bir niyet olarak kalır. Kent Yaşamında Erişilebilirlik ve Engelsiz Şehir Mimarisi başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Yönelim, sorunu daha güzel anlatmak için değil, başka türlü işlemek için kurulur. Kaynak, kural ve yetki eski yerinde durursa sonuç da eski yerinde kalır. Hedef, bu üçlünün yerini değiştirmektir. Değişim bir sloganla değil, kurumun kendi takviminde görünür. Kent Yaşamında Erişilebilirlik ve Engelsiz Şehir Mimarisi başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Uygulanabilir İlk Adım
Erişilebilirlik mevzuatındaki erteleme maddeleri tamamen kaldırılmalı ve standartlara uymayan yerel yönetimlere ve işletmelere ağır yaptırımlar uygulanmalıdır. Tüm toplu taşıma araçları ve kamu binaları 12 ay içinde engelsiz standartlara getirilmelidir.
Şehir genelinde engelliler için akıllı navigasyon ve engel bildirim uygulamaları yaygınlaştırılmalıdır. Belediyeler bünyesinde engelli vatandaşların temsilcilerinden oluşan "Erişilebilirlik Denetim Kurulları" kurulmalı ve projeler bu kurulların onayı olmadan ruhsat alamamalıdır.
Uygulanabilirlik, her şeyi bir günde bitirmek değildir. Sıradaki işlerden başlamak, hedefi soyutluktan çıkarmak demektir. Her işin bir sahibi ve izlenebilir bir karşılığı olmalıdır. Karşılığı olmayan madde listeyi uzatır ama hayatı değiştirmez. İlk adım, sonraki yılların hesabını da mümkün kılar. Kent Yaşamında Erişilebilirlik ve Engelsiz Şehir Mimarisi başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Başlangıç, vizyonu küçültmez. Onu bugünün takvimine indirir. Sorumluluk belirsiz kalırsa iyi tasarlanmış bir öneri de dağılır. İlk işler bu yüzden açık, sınırlı ve denetlenebilir tutulur. Denetlenebilir olan büyür. Denetlenemeyen ise yeniden bir temenniye döner. Kent Yaşamında Erişilebilirlik ve Engelsiz Şehir Mimarisi başlığında da aynı eşik geçerlidir.