İçeriğe geç
Sürdürülebilirlik & İklim

Su Kaynaklarının Yönetimi ve Kuraklıkla Mücadele Planı

Yeni.tc Yayın Masası 2 dk okuma

Türkiye, sanılanın aksine su zengini bir ülke değildir ve iklim değişikliği nedeniyle "su stresi çeken" ülkeler arasındadır.

Sorunun Tanımı

Türkiye, sanılanın aksine su zengini bir ülke değildir ve iklim değişikliği nedeniyle "su stresi çeken" ülkeler arasındadır. Su kaynaklarının yaklaşık %75'i verimsiz ve vahşi tarımsal sulamada harcanmaktadır.

Şehir şebekelerindeki kayıp-kaçak oranlarının yüksekliği, yeraltı su seviyelerinin bilinçsizce tüketilmesi ve sanayi atıklarıyla tatlı su kaynaklarının kirletilmesi kuraklık tehlikesini kapımıza getirmiştir. Göllerimiz kurumakta, akarsularımız debi kaybetmektedir.

Ağırlık, başlıklardan birini seçip diğerini ertelemekle azalmaz. İşleyiş, teşvik ve denetim birbirini beslemediğinde açık büyür. Bu açık zamanla kanıksanır ve geçici bir aksaklık gibi anlatılır. Oysa tıkanma yapısalıdır. Yapısal olan, ancak işleyiş değişince geriler. 2040 hedefi de bu gerilemenin adıdır. Su Kaynaklarının Yönetimi ve Kuraklıkla Mücadele Planı başlığında da aynı eşik geçerlidir.

Burada suç tek bir kesime yüklenmez. Tıkanma, kuralların darlığında, kaynakların dağılımında ve gündelik pratikte aynı anda durur. Bir kapı açılıp diğeri kapanırsa insanlar yine aynı duvara çarpar. Sonraki yönelim, bu tanım olmadan havada kalır. Su Kaynaklarının Yönetimi ve Kuraklıkla Mücadele Planı başlığında da aynı eşik geçerlidir.

Çözüm Önerisi ve 2040 Vizyonu

2040 vizyonumuz; "Her Damla Değerlidir" yaklaşımıyla entegre havza yönetimi ve döngüsel su ekonomisine geçmektir. Tarımdan sanayiye ve evsel kullanıma kadar suyun her damlası dijital sensörlerle izlenmeli ve arıtılarak yeniden kullanılmalıdır.

Su hakkı anayasal güvenceye alınırken, suyun israfı ağır yaptırımlara tabi tutulmalı, Türkiye iklim krizinin kuraklık etkilerine karşı dirençli bir su altyapısına kavuşturulmalıdır.

Yönelim, sorunu daha güzel anlatmak için değil, başka türlü işlemek için kurulur. Kaynak, kural ve yetki eski yerinde durursa sonuç da eski yerinde kalır. Hedef, bu üçlünün yerini değiştirmektir. Değişim bir sloganla değil, kurumun kendi takviminde görünür. Su Kaynaklarının Yönetimi ve Kuraklıkla Mücadele Planı başlığında da aynı eşik geçerlidir.

Çözüm, mevcut araçları biraz daha zorlamak değildir. Aynı araçlar aynı sonucu üretmeye devam eder. Yeni yön, sorumluluğu dağıtır, teşviki görünür kılar ve işleyişi hedefe bağlar. Bu bağ kurulmadan vaat kâğıtta kalır. İlk işler de bu bağın deneme yeridir. Su Kaynaklarının Yönetimi ve Kuraklıkla Mücadele Planı başlığında da aynı eşik geçerlidir.

Uygulanabilir İlk Adım

"Su Kanunu" acilen çıkarılarak tek merkezli bir Su Bakanlığı veya Özerk Su Yönetimi Başkanlığı kurulmalıdır. Tarımda tarla içi vahşi sulama tamamen yasaklanarak basınçlı ve kapalı borulu kapalı sulama sistemlerine geçilmelidir.

Şehir içi içme suyu şebekelerindeki kayıp-kaçak oranı yasal zorunlulukla %15'in altına düşürülmelidir. Sanayide gri su kullanımı ve yağmur suyu hasadı tüm yeni yapılarda zorunlu hale getirilmelidir.

Başlangıç, vizyonu küçültmez. Onu bugünün takvimine indirir. Sorumluluk belirsiz kalırsa iyi tasarlanmış bir öneri de dağılır. İlk işler bu yüzden açık, sınırlı ve denetlenebilir tutulur. Denetlenebilir olan büyür. Denetlenemeyen ise yeniden bir temenniye döner. Su Kaynaklarının Yönetimi ve Kuraklıkla Mücadele Planı başlığında da aynı eşik geçerlidir.

İlk adımın ölçüsü, manşetin büyüklüğü değil, işin başlayıp başlamamasıdır. Adı geçen düzenleme, destek ya da kurumsal iş, birinin görev listesine yazılmalıdır. Yazılmayan görev yapılmaz. Yapılmayan görev de hedefi ileri bir tarihe erteler. Su Kaynaklarının Yönetimi ve Kuraklıkla Mücadele Planı başlığında da aynı eşik geçerlidir.

Okumaya devam et