Toplumsal Barış, Onarıcı Adalet ve Kutuplaşmanın Aşılması
Türkiye, siyasi söylemler, kimlik politikaları ve geçmişle yüzleşilememesi nedeniyle derin bir toplumsal kutuplaşma ve ötekileştirme sarmalına girmiştir.
Sorunun Tanımı
Türkiye, siyasi söylemler, kimlik politikaları ve geçmişle yüzleşilememesi nedeniyle derin bir toplumsal kutuplaşma ve ötekileştirme sarmalına girmiştir. "Biz ve Onlar" ayrıştırması, toplumun ortak değerlerini, komşuluk hukukunu ve birlikte yaşama iradesini zayıflatmaktadır.
Yargı sisteminin cezalandırıcı ve intikamcı yapısı, toplumsal yaraları sarmak yerine derinleştirmekte; adalet duygusu zedelenmiş kitleler arasında nefret dili yaygınlaşmaktadır.
Ağırlık, başlıklardan birini seçip diğerini ertelemekle azalmaz. İşleyiş, teşvik ve denetim birbirini beslemediğinde açık büyür. Bu açık zamanla kanıksanır ve geçici bir aksaklık gibi anlatılır. Oysa tıkanma yapısalıdır. Yapısal olan, ancak işleyiş değişince geriler. 2040 hedefi de bu gerilemenin adıdır. Toplumsal Barış, Onarıcı Adalet ve Kutuplaşmanın Aşılması başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Burada suç tek bir kesime yüklenmez. Tıkanma, kuralların darlığında, kaynakların dağılımında ve gündelik pratikte aynı anda durur. Bir kapı açılıp diğeri kapanırsa insanlar yine aynı duvara çarpar. Sonraki yönelim, bu tanım olmadan havada kalır. Toplumsal Barış, Onarıcı Adalet ve Kutuplaşmanın Aşılması başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Çözüm Önerisi ve 2040 Vizyonu
2040 vizyonu; geçmişin yaralarını sarmış, farklılıkları zenginlik olarak kabul eden, toplumsal helalleşme ve Barış iklimini yakalamış "Birleşik ve Huzurlu Türkiye"dir. Onarıcı Adalet (Restorative Justice) ilkeleri benimsenerek, mağduriyetler giderilmeli, toplumsal hafıza iyileştirilmeli ve nefret söylemi yerini empati, diyalog ve ortak geleceğe inanca bırakmalıdır.
Yönelim, sorunu daha güzel anlatmak için değil, başka türlü işlemek için kurulur. Kaynak, kural ve yetki eski yerinde durursa sonuç da eski yerinde kalır. Hedef, bu üçlünün yerini değiştirmektir. Değişim bir sloganla değil, kurumun kendi takviminde görünür. Toplumsal Barış, Onarıcı Adalet ve Kutuplaşmanın Aşılması başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Çözüm, mevcut araçları biraz daha zorlamak değildir. Aynı araçlar aynı sonucu üretmeye devam eder. Yeni yön, sorumluluğu dağıtır, teşviki görünür kılar ve işleyişi hedefe bağlar. Bu bağ kurulmadan vaat kâğıtta kalır. İlk işler de bu bağın deneme yeridir. Toplumsal Barış, Onarıcı Adalet ve Kutuplaşmanın Aşılması başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Uygulanabilir İlk Adım
TBMM bünyesinde bağımsız akil insanlardan oluşan "Toplumsal Barış ve Onarıcı Adalet Komisyonu" kurulmalıdır. Siyasette ve medyada nefret söylemi, ötekileştirici dil kullanımı ağır yaptırımlara tabi tutulmalıdır.
Geçmişteki hak ihlallerini inceleyen ve mağduriyetleri gideren şeffaf Hakikat ve Adalet Mekanizmaları işletilmelidir. Yerel seviyelerde farklı toplumsal kesimleri bir araya getiren "Toplumsal Diyalog ve Hakdaşlık Atölyeleri" yaygınlaştırılmalıdır.
Başlangıç, vizyonu küçültmez. Onu bugünün takvimine indirir. Sorumluluk belirsiz kalırsa iyi tasarlanmış bir öneri de dağılır. İlk işler bu yüzden açık, sınırlı ve denetlenebilir tutulur. Denetlenebilir olan büyür. Denetlenemeyen ise yeniden bir temenniye döner. Toplumsal Barış, Onarıcı Adalet ve Kutuplaşmanın Aşılması başlığında da aynı eşik geçerlidir.
İlk adımın ölçüsü, manşetin büyüklüğü değil, işin başlayıp başlamamasıdır. Adı geçen düzenleme, destek ya da kurumsal iş, birinin görev listesine yazılmalıdır. Yazılmayan görev yapılmaz. Yapılmayan görev de hedefi ileri bir tarihe erteler. Toplumsal Barış, Onarıcı Adalet ve Kutuplaşmanın Aşılması başlığında da aynı eşik geçerlidir.