Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Aile İçi Şiddetle Mücadele Stratejileri
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadına yönelik şiddet, Türkiye'nin en yakıcı insan hakları sorunlarından biridir.
Sorunun Tanımı
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadına yönelik şiddet, Türkiye'nin en yakıcı insan hakları sorunlarından biridir. Şiddeti önleyici hukuki mekanizmaların etkin uygulanmaması, cezasızlık algısı, koruma kararlarının ihlali ve muhafazakar kalıplarla kadınların özgürlük alanlarının sınırlandırılması, kadın cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddetin artarak devam etmesine yol açmaktadır.
Aile içi şiddet çocukların psikososyal gelişimini de derin bir şekilde yaralamaktadır.
Buradaki tablo dönemsel bir dalgalanma değildir. Aynı tıkanma hem hakkı kullanan insanın önünü keser hem de kurumun kendi işini görmesini zorlaştırır. Eksik bırakılan her parça, diğer parçanın yükünü büyütür. Mesele tek bir genelgeyle kapanmaz. 2040'ta değişmesi istenen düzen, bugün adı konmayan bir tıkanmanın üzerine kurulamaz. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Aile İçi Şiddetle Mücadele Stratejileri başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Ağırlık, başlıklardan birini seçip diğerini ertelemekle azalmaz. İşleyiş, teşvik ve denetim birbirini beslemediğinde açık büyür. Bu açık zamanla kanıksanır ve geçici bir aksaklık gibi anlatılır. Oysa tıkanma yapısalıdır. Yapısal olan, ancak işleyiş değişince geriler. 2040 hedefi de bu gerilemenin adıdır. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Aile İçi Şiddetle Mücadele Stratejileri başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Çözüm Önerisi ve 2040 Vizyonu
2040 hedefi; kadınların yaşam hakkının, özgürlüğünün ve eşitliğinin koşulsuz korunduğu "Sıfır Toleranslı Eşit Toplum"dur. Toplumsal cinsiyet eşitliği devletin tüm politikalarına entegre edilmeli, şiddetle mücadelede uluslararası sözleşmeler ve etkin iç hukuk mekanizmaları tavizsiz uygulanmalıdır.
Şiddetin kaynağı olan zihniyet dönüşümü için eğitim, medya ve yargı kanallarında bütüncül bir Seferberlik başlatılmalıdır.
2040 burada uzak bir afiş değildir. İşleyişin, teşvikin ve denetimin değişmiş halinin adıdır. O hal, bugünkü alışkanlık aynı kaldıkça kendiliğinden gelmez. Çözüm, kimin neyi neden değiştireceğini tarif eder. Tarif, ilk adımda sınanmazsa yeniden bir niyet olarak kalır. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Aile İçi Şiddetle Mücadele Stratejileri başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Yönelim, sorunu daha güzel anlatmak için değil, başka türlü işlemek için kurulur. Kaynak, kural ve yetki eski yerinde durursa sonuç da eski yerinde kalır. Hedef, bu üçlünün yerini değiştirmektir. Değişim bir sloganla değil, kurumun kendi takviminde görünür. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Aile İçi Şiddetle Mücadele Stratejileri başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Uygulanabilir İlk Adım
İstanbul Sözleşmesi başta olmak üzere kadına yönelik şiddeti önleyen uluslararası standartlara tam uyum sağlanmalıdır. 6284 sayılı Kanun kararlılıkla uygulanmalı, şiddet uygulayanlara yönelik elektronik kelepçe ve uzaklaştırma tedbirleri anında devreye sokulmalıdır.
Her ilçede tam donanımlı Kadın Sığınma Evleri ve Şiddet Önleme Merkezleri (ŞÖNİM) açılmalıdır. Yargıda "iyi hal indirimi" uygulamasına son verilmeli, kolluk kuvvetleri ve yargı mensuplarına toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi zorunlu kılınmalıdır.
Uygulanabilirlik, her şeyi bir günde bitirmek değildir. Sıradaki işlerden başlamak, hedefi soyutluktan çıkarmak demektir. Her işin bir sahibi ve izlenebilir bir karşılığı olmalıdır. Karşılığı olmayan madde listeyi uzatır ama hayatı değiştirmez. İlk adım, sonraki yılların hesabını da mümkün kılar. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Aile İçi Şiddetle Mücadele Stratejileri başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Başlangıç, vizyonu küçültmez. Onu bugünün takvimine indirir. Sorumluluk belirsiz kalırsa iyi tasarlanmış bir öneri de dağılır. İlk işler bu yüzden açık, sınırlı ve denetlenebilir tutulur. Denetlenebilir olan büyür. Denetlenemeyen ise yeniden bir temenniye döner. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Aile İçi Şiddetle Mücadele Stratejileri başlığında da aynı eşik geçerlidir.