Yükseköğretimde Özerklik, Üniversite-Sanayi İş Birliği ve Dünya Standartları
Türk üniversiteleri, idari ve akademik özerklik eksikliği, merkeziyetçi yönetim yapısı ve kontrolsüz niceliksel büyüme nedeniyle kan kaybetmektedir.
Sorunun Tanımı
Türk üniversiteleri, idari ve akademik özerklik eksikliği, merkeziyetçi yönetim yapısı ve kontrolsüz niceliksel büyüme nedeniyle kan kaybetmektedir. Dünya üniversite sıralamalarında üst sıralardaki temsil yetersizdir.
Akademik yayınların niteliği, atıf oranları ve ticarileşebilir patent sayıları düşüktür. Üniversite-sanayi iş birliği formaliteden ibaret kalmakta, üniversiteler bulundukları şehirlerin ekonomik ve entelektüel hayatına yeterince katkı sunamamaktadır.
Ağırlık, başlıklardan birini seçip diğerini ertelemekle azalmaz. İşleyiş, teşvik ve denetim birbirini beslemediğinde açık büyür. Bu açık zamanla kanıksanır ve geçici bir aksaklık gibi anlatılır. Oysa tıkanma yapısalıdır. Yapısal olan, ancak işleyiş değişince geriler. 2040 hedefi de bu gerilemenin adıdır. Yükseköğretimde Özerklik, Üniversite-Sanayi İş Birliği ve Dünya Standartları başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Burada suç tek bir kesime yüklenmez. Tıkanma, kuralların darlığında, kaynakların dağılımında ve gündelik pratikte aynı anda durur. Bir kapı açılıp diğeri kapanırsa insanlar yine aynı duvara çarpar. Sonraki yönelim, bu tanım olmadan havada kalır. Yükseköğretimde Özerklik, Üniversite-Sanayi İş Birliği ve Dünya Standartları başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Çözüm Önerisi ve 2040 Vizyonu
2040 hedefi; tam idari, finansal ve akademik özerkliğe sahip, küresel ölçekte bilim üreten ve sanayi ile organik bağlar kurmuş bir yükseköğretim sistemidir. YÖK'ün vesayetçi yapısı kaldırılarak üniversiteler kendi yönetim organlarını seçen, kendi bütçelerini yöneten ve tematik alanlarda uzmanlaşan yapılara dönüştürülmelidir.
En az 10 Türk üniversitesinin dünya ilk 100 sıralamasına girmesi stratejik bir milli hedef olarak benimsenmelidir.
Yönelim, sorunu daha güzel anlatmak için değil, başka türlü işlemek için kurulur. Kaynak, kural ve yetki eski yerinde durursa sonuç da eski yerinde kalır. Hedef, bu üçlünün yerini değiştirmektir. Değişim bir sloganla değil, kurumun kendi takviminde görünür. Yükseköğretimde Özerklik, Üniversite-Sanayi İş Birliği ve Dünya Standartları başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Çözüm, mevcut araçları biraz daha zorlamak değildir. Aynı araçlar aynı sonucu üretmeye devam eder. Yeni yön, sorumluluğu dağıtır, teşviki görünür kılar ve işleyişi hedefe bağlar. Bu bağ kurulmadan vaat kâğıtta kalır. İlk işler de bu bağın deneme yeridir. Yükseköğretimde Özerklik, Üniversite-Sanayi İş Birliği ve Dünya Standartları başlığında da aynı eşik geçerlidir.
Uygulanabilir İlk Adım
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) lağvedilmeli, yerine sadece kalite güvencesi, akreditasyon ve koordinasyondan sorumlu özerk "Yükseköğretim Kalite Kurulu" getirilmelidir. Rektör atamalarında üniversite bileşenlerinin (akademisyen, öğrenci, mezun) katılımıyla şeffaf ve seçim odaklı müteferrik modeller uygulanmalıdır.
Üniversitelere performans odaklı devlet bütçesi aktarılmalı, bütçenin bir kısmı sanayi iş birliği ve uluslararası yayın başarısına endekslenmelidir. Akademik özgürlükler yasal ve anayasal teminata alınmalıdır.
Başlangıç, vizyonu küçültmez. Onu bugünün takvimine indirir. Sorumluluk belirsiz kalırsa iyi tasarlanmış bir öneri de dağılır. İlk işler bu yüzden açık, sınırlı ve denetlenebilir tutulur. Denetlenebilir olan büyür. Denetlenemeyen ise yeniden bir temenniye döner. Yükseköğretimde Özerklik, Üniversite-Sanayi İş Birliği ve Dünya Standartları başlığında da aynı eşik geçerlidir.
İlk adımın ölçüsü, manşetin büyüklüğü değil, işin başlayıp başlamamasıdır. Adı geçen düzenleme, destek ya da kurumsal iş, birinin görev listesine yazılmalıdır. Yazılmayan görev yapılmaz. Yapılmayan görev de hedefi ileri bir tarihe erteler. Yükseköğretimde Özerklik, Üniversite-Sanayi İş Birliği ve Dünya Standartları başlığında da aynı eşik geçerlidir.