Hepimizin Yaşayacağı Ülke: 2040’ı Bir Kişinin Değil, Bir Kuşağın Projesi Yapmak
2040 bir kişinin vizyon konuşması değildir. Yazı, kuşağın projeyi nasıl devralınabilir küçük işlere böleceğini anlatır.
Bir ülkeyi bir kişinin projesine bağlamak, hem o kişiye fazla yük verir hem kuşağa az yer bırakır. Hepimizin yaşayacağı ülke, devredilemeyen bir nutuk olarak kalırsa 2040 gelince ortada yalnızca eski cümleler bulunur. Proje, başkası sürdürebildiği anda kuşağa ait olur.
Bölme işi büyüklük yarışı değildir. Ekonomi dosyasında üç teslim. Eğitimde bir dönemlik tek proje. Katılımda aylık bir masa. İklimde ölçülen bir pano veya yürünen bir rota. Kültürde ayda bir açık sahne. Vizyonda isim değil fikir. Bu parçalar yan yana durunca kuşak, tek bir alandan ibaret olmadığını görür.
Devralmak, öncekini silmek değildir. Silmek kolaydır ve hafızasızdır. Devralmak, neyin sürdüğünü, neyin yarıda kaldığını yazmaktır. Çözüm defteri bu yüzden vizyonun yanındadır. Yazılmayan iş, kişi değişince uçar.
Kuşak projesi, herkesin aynı kartı seçmesi demek değildir. Ayrılıklar kalır. Kalması gerekir, çünkü aynı sabah farklı eksikler taşır. Ortak olan, eksikliği bir sonraki adıma çevirme yöntemidir. Yöntem ortaksa ülke, tek sesli olmak zorunda kalmadan ortaklaşır.
Bu son yazı bir kapanış ilanı değildir. Elli parçalık bir masanın hatırlatmasıdır: şikâyet değil çözüm, gürültü değil fikir, isimler değil devredilen iş. 2040, o işlerin tekrarıyla kurulursa bir kişinin değil, bir kuşağın sabahı olur.
Bu metin bir Yeni.tc vizyon yazısıdır. Olay haberi değildir; bir gencin, bir okulun veya bir ilçe masasının ertesi güne koyabileceği soruyu ve ilk adımı çerçeveler.