İçeriğe geç
Nasıl Bir Türkiye?

İlham Veren Portre: İlk Müşterisini Köyünden Bulan Yazılımcı

Bu bir gerçek kişi biyografisi değildir. Yazı, köyündeki ilk işi tarifle kuran genç bir yazılımcının izleyebileceği yöntemi bileşik bir portre olarak anlatır.

Yeni.tc Yayın Masası 1 dk okuma

Burada adı geçen bir kişi yoktur. Portre, birkaç mümkün halin bileşkesidir: köyünde veya ilçesinde kalan, ilk işini uzaktaki bir şirketten değil yakındaki bir ihtiyaçtan kuran genç. Yöntem gerçektir; tek bir hayatmış gibi sunulan özel ayrıntı gerçek diye yazılmaz.

İlk müşteri, ‘bir uygulama yapayım’ cümlesinden çıkmaz. Çıkacağı yer, köydeki tekrar eden iştir. Duyuru kâğıdı her seferinde elle yazılıyorsa, sulama sırası karışıyorsa, kooperatifin listesi defterde kayboluyorsa orada küçük bir dijital iş vardır. Genç, bu işi büyük bir platform diye değil, tek bir liste veya tek bir sayfa diye tarif eder.

Teklif dört satırda kalır. Sorun. Yapılacak. Yapılmayacak. Teslim günü. Köydeki müşteri, şehrin jargonunu bilmek zorunda değildir. Jargon susarsa iş görünür. Ücret, kapsam yazıldıktan sonra konuşulur. Bu portre bir gelir hikâyesi uydurmaz.

Teslimden sonra genç dosyasına üç şey koyar. Ekran görüntüsü veya sayfanın kendisi. Müşterinin ‘şunu kullanıyorum, şu eksik’ cümlesi, izin varsa. Bir sonraki küçük adım. İzin yoksa cümle konmaz. Konmayan cümle, portföyü şişirmek için icat edilmez.

Bileşik portre şunu göstermek içindir. İlk müşteri, köyü küçük gördüğü için kaçan değil, köydeki işi okuyabilen gencin önünde durabilir. Okuma öğrenilirse şehir de sonra gelebilir. Öğrenilmezse şehirde de aynı dağınık teklif tekrar eder.

Bu metin bir Yeni.tc vizyon yazısıdır. Olay haberi değildir; bir gencin, bir okulun veya bir ilçe masasının ertesi güne koyabileceği soruyu ve ilk adımı çerçeveler.

Okumaya devam et