Öğretmen ve Öğrenci Aynı Atölyede: Yapay Zekâ ile Ders Tasarlamak
Araç, dersin sahibi olmamalıdır. Yazı, öğretmen ile öğrencinin aynı atölyede dersi nasıl birlikte tasarlayacağını anlatır.
Yapay zekâ dersi tek başına yazarsa sınıfta iki kayıp olur. Öğretmen, neden o örneği seçtiğini anlatamaz. Öğrenci, soruyu kendisi kurmayı öğrenemez. Aynı atölyede tasarlamak, aracı masanın ortasına koyup iki tarafın da iz bırakmasıdır.
Kısa bir düzen yeter. Öğretmen hedefini söyler: bu hafta hangi beceri görünsün. Öğrenci, o hedefe uymaz gördüğü bir soruyu veya örneği işaretler. Araçtan birlikte bir taslak istenir. Taslak, olduğu gibi basılmaz. Üzerinde ne fazla, ne yanlış, ne belirsiz diye konuşulur.
Birlikte tasarım, her dersi oylamaya açmak değildir. Karar hâlâ öğretmenin sorumluluğundadır. Öğrencinin payı, dersin gerçek sınıfa değip değmediğini söylemektir. ‘Anlamadım’ bir arıza değil, taslağın düzeltilme yeridir.
Kaynak ve doğrulama bu atölyenin duvarındadır. Aracın getirdiği örnek, kitapta, gözlemde veya başka bir metinde karşılık bulmuyorsa örnek olarak kalmaz. Böylece genç, aracı düşünme ortağı diye kullanırken kopya makinesine teslim olmaz.
İlçe okulunda bu iş bir laboratuvar binası istemez. Bir ders, bir taslak, bir düzeltme turu. Tur bittikten sonra öğretmen dersi sahiplenir, öğrenci de ‘bu soruyu ben kurdum’ diyebilir. İkisi de silinmez.
Bu metin bir Yeni.tc vizyon yazısıdır. Olay haberi değildir; bir gencin, bir okulun veya bir ilçe masasının ertesi güne koyabileceği soruyu ve ilk adımı çerçeveler.