İçeriğe geç
Nasıl Bir Türkiye?

Umutsuzluk Bir Lüks: Bu Kuşak Onu Seçmiyor

Karamsarlık moda olabilir; küçük bitmiş işler ise bulaşıcıdır. Vizyon yazısı, umudu temenni değil, görünür bir sonraki adım olarak tanımlar.

Yeni.tc Yayın Masası 1 dk okuma

Karamsarlık bazen zekâ gibi sunulur. Her şeyi bitmiş saymak, risk almamayı haklı çıkarır. Oysa umutsuzluk, bir lükstür: hiçbir küçük işi bitirmek zorunda kalmayanların tonudur. Bu kuşak o tonu seçmek zorunda değildir.

Umut, ‘her şey güzel olacak’ temennisi değildir. Umut, görünür bir sonraki adımdır. Adım küçük olabilir. Bir atölyenin sekiz haftası. Bir dosyadaki üç teslim. Bir mahalle rotası. Bir bütçe kaleminin yazıya dökülmesi. Bitmiş iş, bitmemiş ülkeyi yalanlamaz; yanına bir kanıt koyar.

Bulaşıcı olan, büyük iyimserlik nutku değildir. Bulaşıcı olan, başkasının da tekrarlayabildiği küçük bitiştir. Bir sınıf demo çıkarırsa yan sınıf ‘biz de bir sahne’ der. Bir ilçe stüdyosu üç gün açıksa yan ilçe saati sorar. Bu bulaşma, istatistik icat etmeden de anlatılır: yöntem ortadadır.

Moda olan karamsarlığı küçümsemek de gerekmez. Zorluk gerçektir; iş, kira, yol, yalnızlık. Yazı bunları yok saymaz. Yok saymadan şunu ekler: zorluk, bir sonraki adımı yazmayı yasaklamaz. Yasaklarsa umutsuzluk düşünce olmaktan çıkar, alışkanlık olur.

Bu kuşaktan istenen, gülümsemektir denmesin. İstenen, bitmiş bir işi görünür kılmasıdır. Görünür iş, umudun kanıtıdır. Kanıt yoksa temenni kalır. Kanıt varsa karamsarlık bütün sahneyi kapatamaz.

Bu metin bir Yeni.tc vizyon yazısıdır. Olay haberi değildir; bir gencin, bir okulun veya bir ilçe masasının ertesi güne koyabileceği soruyu ve ilk adımı çerçeveler.

Okumaya devam et